İTALYA, İTALYA
Salı, 28 Temmuz 2009

metin__rom.jpg Sıcak bir yaz günü, Atatürk Hava Limanı’nın da koşuşturan insanların telaşı bize de yansımıştı. Aceleyle şirket yetkilisinden biletlerimizi alıp, bavullarımızı teslim ettik.

Pasaportlarımıza çıkış damgası vurulunca, uluslar arası alana geçip, dünya vatandaşı olmuştuk. Ülke özlemi hemen başlamıştı.
Acıktığımı hissedip, bankaların restaurantlarının bulunduğu üst katta iki kuruş verip, açık büfe karnımı doyurdum. (Bilmeyenler için söylüyorum. Yurt dışı çıkışta, Akbank, İş Bankası, HSCB, Garanti Bankası gibi bankaların kredi kartlarını kullananlar için sundukları hizmet vardır. Kredi kartınızdan iki kuruş çekiliyor, self servis yiyecek ve içki dahil tüm içecekler bedavadır. Kredi kartına ödediğiniz aidatların acısını orada çıkarıp, dinlenebilirisiniz.)
Türk Hava Yolları’nın güler yüzlü personeli ile Ljubljana Hava alanına inmiştik. (THY’nin dünya standartlarındaki hizmetini her zaman gururla izlemişimdir.)
Otobüsle Floransa’ya hareket eden grubumuz, Slovenya ormanlarının aralarına gizlenmiş güzel evlerini izlemekten fırsat bulduğunda, birbirlerini tanımaya çalışıyordu. Geziye nereden katıldığımız, meslekler, eş, iş ve çocuk ayrıntıları altı saatlik yolculukta cevap bulmuştu.
Sabah erken Floransa ve 5.5 derecelik eğimi ile tüm dünyanın ilgisini çeken Pisa Kulesi gezildi. Ardından Roma, Siena, Napoli, Pompei şehri, Verona ve Venedik şehirlerindeki önemli anıtlar yedi günlük süre içinde, ayrıntılı olmasa da, kaba taslak zihinlere kazındı.
İtalya antik bir ülke. Roma uygarlığını, ülkenin her köşesinde görmek mümkün. Koca kayaların nakış nakış işlenmesi, sarayların ve kiliselerin görkemli inşası, o dönemin ustalarının, ince ve titiz çalışmalarının bir sonucu olduğu kadar, kıvrak bir zekanın ürünü olduğunu da gösteriyordu.
Beni en çok Pompei Şehri etkiledi. 24 Ağustos 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın külleri altında kalan şehir, (Wikipedia) o günkü teknikle çok iyi dizayn edilmişti. Çağının en modern ve zengini olan Pompeililer lüks bir hayat sürerken, aniden gelen lav ve küllerin altında kalmışlardı: Kim bilir, belki de Lut Kavmi’ni cezalandıran Allah, azgınlıklarından dolayı Pomeileri de cezalandırmıştı. Belki de zengin ve lüks yaşamın karmaşasında günlerini geçiren Pompeililer, akıllarında hiç yokken, ölümün korkunç acısını tatmışlardı.
Cam fanus içindeki, küller arasından çıkarılan, taşlaşmış cesede soru sorma şansım olsaydı: O korkunç anı ve bir gün öncesi yaşanan şaşaalı hayatı sorardım…
İtalya, coğrafi yapısı ve insanlarının fiziki özelliği ile Türkiye’ye çok benzemektedir. Kara kaş, kara göz ve siyah saçlı insanların içerisinde hiç te yabancılık çekmedim doğrusu… İtalya’yı görmeyenler, tatil planlarına İtalya’yı rahatlıkla ekleyebilirler.
Metin Yıldırım
 
roma.jpg
 
 
SEN_P__ETRO.jpg